16 Mayıs 2014 Cuma

Kürtaj sonrası neler yapmanız gerekli!!!!

Kürtaj istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması için yapılmakta olan bir tıbbi prosedürdür. Tıp dilinde küretaj olarak isimlendirilir ve gebelik sonlandırılması dışında başka amaçlar içinde yapılmaktadır (tanı ve tedavi amaçlı).

Küretaj işlemi sonrası hastaların dikkat etmesi gereken bazı durumlar vardır:
  • Doktorunuzun önerdiği ilaçları antibiotik ve analjezikler mutlaka kullanılması gerekir
  • İşlemden sonra 1 hf -10 gün içinde mutlaka doktorunuza tekrar kotrole gitmeniz gereklidir.
  • İşlem sonrası cinsel ilişki en az 3 hafta sonrasına ertelenmelidir. Tıbbi nedenlerle (ölü gebelik veya anomalili gebelik sonlandırması) küretaj yapılmışsa tekrar gebe kalmak için en az 3 ay beklemeniz gerekir.
  • Banyo yapmanızda sakınca yoktur. Ayaktan ılık su ile duş şeklinde banyo yapabilirsiniz ama vajinal duş enfeksiyon riski nedeniyle kesinlikle önerilmez.
  •  Doğum kontrol yöntemlerinden Spiral küretaj işlemi sonrasında hemen takılabileceği gibi işlemden sonra ilk adet esnasında takılması daha doğru olacaktır. Yine doğum kontrol hapına ilk adet ile başlanması gerekir ama işlemden hemen sonrada başlanabilir.
  • İstenmeyen gebeliğin sonlandırılması işlemi yani küretaja alternatif haplar ya da düşük hapı gibi ilaçlar henüz ülkemizde bulunmamaktadır. O nedenle hastaların bu tarz yollara başvurması yanlış ve risklidir.
  •  Küretaj sonrası şiddetli karın ağrısı, adet kanamasından daha şiddetli kanama olması, kötü kokulu akıntı, ateş gibi şikayetlerinizde mutlaka hekiminize tekrar başvurmanız gerekir.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Üçlü test-Dörtlü test gebelik takibinde mutlaka yaptırılmalımıdır??

ÜÇLÜ TARAMA TESTİ - DÖRTLÜ TARAMA TESTİ
 
 
Gebeliğin 16-20. gebelik haftasında yapılır. Bu hafta arasında "üçlü test" veya "dörtlü tarama" testi yapılmaktadır. Anne kanından serum B-HCG, AFP (alfafetoprotein), uE3 (unkonjuge estriol) değerleri ile ultrasonografik  olarak ölçülen bebeğin BPD(biparyetal çap) ölçümü ve gebelik haftası, anne yaşı ve diğer durumlar göz önüne alınarak ikili tarama testinde olduğu gibi risk belirlenir. Dörtlü tarama testinde ise anne kanında yukarıda bahsedilen üç maddeye  dördüncü olarak inhibin A denilen bir madde de eklenir. Bu sayede test dört parametre nedeniyle dörtlü test olarak isimlendirilmiştir.
 
Üçülü veya Dörtlü tarama testleri ile ikili tarama testinde olduğu gibi Trizomi 21 ve Trizomi 18 gibi kromozomal hastalıklar açısından tarama yapılır. Bu testlerin ayrıcalığı, Nöral Tüp Defektleri (NTD) olarak bilinen bebeğin beyin, omurilik ve sinir sistemi ile ilgili anormallikleri ile ilgili taramada yapmasıdır. Halk arasında bebeğin sırtında açıklık şeklinde bilinen nöral tüp defektlerinde  serum AFP seviyelerinin yüksekliği dikkat çekicidir.
 
Test sonuçları ne zaman çıkar?
 
İkili tarama testinde olduğu gibi labaratuarlar arasında farklılık olmak üzere genellikle 2-3 günlük süre içinde sonuçlanmaktadır. Devlet hastanelerinde yoğunluk nedeniyle daha geç tarihlerde çıkmaktadır (yaklaşık 1 hafta-15 gün).
 
Hangi Testi yaptırmak daha doğrudur?
 
Tarama testlerinin tanı koydurucu özelliği yoktur. Orjinal populasyonda bir hastalık açısından yüksek risk taşıyan alt grubu tespit etmektir. İkili tarama testinin Down sendromulu bebekleri yakalama oranı %85 iken, bu oran Üçlü tarama testinde %75, dörtlü tarama testinde ise %80-85 arasındadır.
 
Test sonuçları değerlendirilirken sınır değer 1/270'dir. Üstündeki değerler (1/200,1/100,1/50... şeklinde) yüksek riskli kabul edilir ve hasta eğer isterse Trizomi 21,18 açısından kesin tanı koymak için amniosentez yöntemi ile karnından su alma işlemi yapılarak genetik inceleme sonucunda tanı konulur.
 
Nöral Tüp Defektleri (NTD), kalp anomalilerinden sonra ikinci sıklıkta görülen anomalilerdir. NTD'de tarama testi serum AFP değerine bakılarak yapılır. AFP değeri 2,5 mom üzerindeki değerler yüksek riskli kabul edilir. AFP yüksekliğinin tek nedeni NTD'ler değildir. Bazı anomalilerde karın duvarı defektleri, sindirim sistemi anormaliklerinde, oligohidramnios olarak isimlendirilen bebeğin suyunun azaldığı durumlarda, böbrekler ile ilgili anomalilerde, fetal tümörler (sakrokoksigeal teratom), anne karnında gelişme geriliği olan durumlarda, gebeliğin hipertansif hastalıklarında da yükselebilir. Nöral Tüp Defektleri açısından yüksek riskli gebeliklerde ultrasonografi ile ayrıntılı inceleme gerekir. Bu tür anomaliler ayrıntılı ultrason ile yüksek oranda tespit edilirler.  Ayrıntılı ultrason incelemesi  normal ise ailenin isteği doğrultusunda kesin sonuç alabilmek için amniosentez yöntemi ile anne karnından su alınarak amnion mayi AFP ve Asetilkolinesteraz değerleri ölçülür. Eğer bu değerler yine yüksek çıkarsa bebekte açık Nöral Tüp Defekti oranı %99'yükselir. Özellikle küçük Nöral Tüp Defektleri ultrasonografi ile gözlenemeyebilir. Anne kanı AFP değerleri yüksek (2,5 mom üzeri) olan hastalar eğer amniosentez kararı aldıysa eş zamanlı fetal karyotip çalışmasıda önerilebilir. Özellikle 35 yaş ve üzeri kadınlarda kromozomal anomali riski nedeniyle hasta amniosentez işlemi ile bebeğinin kromozomal bir hastalığı olup olmadığı konusunda fikir sahibi olabilir.
 

8 Mayıs 2014 Perşembe

İKİLİ TARAMA TESTİ NEDİR? NE ZAMAN YAPILIR?

Birinci trimester tarama testi, "ikili tarama testi" veya halk arasında zeka testi olarak bilinen test için en uygun süreç gebeliğin 11-14 . haftaları ya da ultrasonografik olarak ölçülen baş-popo mesafesinin (CRL) 45-84 mm arasında olduğu dönemdir. Bu test ile bebeğin kromozomal hastalıklardan Down sendromu (trizomi 21) ve Edwards sendromu (trizomi 18) sahip olup olmadığı ile ilgili risk belirlenir. Bu sendroma sahip bebeklerin zeka geriliği ve bazı organ anomalileri olduğu için halk arasında zeka testi olarak bilinir, aslında zeka seviyesini ölçen bir test değildir.
 
İkili tarama testinde anne yaşı, kilosu, sigara içip içmediği, şeker hastalığı varlığı, daha önceki bebeklerinin durumu, tüp bebek olup olmadığı bilgisinin yanında ultrasonografik olarak belirlenmiş baş-popo mesafesi (CRL), gebelik yaşı ve biokimyasal olarak kanda bakılan serbest B-HCG ile PAPP-A değerlerinin kombine edilmesi formüle edilerek belirlenen risk taramasıdır. Sonuç düşük riskli veya yüksek riskli olarak belirlenir. Bizim için sınır değer 1/270'dir. Üzerindeki değerler (mesela 1/150, 1/50...) yüksek riskli kabul edilir.
 
İkili tarama testi ile Down sendromlu bebeklerin %85'i tespit edilebilmektedir. İkili tarama testi ile Down sendromu ve benzer sendroma sahip bebeklerin tanısı konulamaz sadece riskin yüksek ya da düşük olması ile ilgili bilgi edinilir. Tanı koymak için CVS (chorion villus sampling) veya amniosentez (karnından su aldırma işlemi) yapılması gerekir.
 
İkili tarama testine burun kemiği ölçümü (nasal bone) eklenirse testin Down sendromu ve benzer kromozomal hastalıkları tespit etme ihtimali %98'e yükselmektedir. Burun kemiği ultrasonografik olarak varlığı veya yokluğu açısından değerlendirilir. Down sendromlu bebeklerin yaklaşık %70'inde nasal(burun)  kemik görülmemektedir.
 
İkili tarama sonucu düşük riskli olan hastaların sonuçları normal olarak değerlendirilir. Belirtilmesi gereken önemli bir nokta da bu testin sadece kromozomal hastalıklardan Trizomi 21 ve Trizomi 18 hakkında bilgi verir. Diğer anomaliler mesela kalp hastalıkları, böbrek ya da mide barsak sistemini ilgilendiren  hastalıklar açısından bilgi vermez.
 
TEST SONUÇLARINI NE ZAMAN ÇIKAR?
 
Test sonuçları labaratuardan labaratuara göre farklılık göstermekle birlikte iki üç gün içinde çıkmaktadır. Devlet hastanelerinde hastane yoğunluğu nedeniyle bir hafta on beş günde ancak sonuçlanmaktadır.
 
TEST ÜCRETİ NE KADARDIR?
 
Fiyatlar yine labaratuar fiyatlarına göre değişmekte olup 150-250 TL arasında değişir.
 
SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ...
 
Gebelikte ikili test ve diğer tarama testleri günümüzde rutinde her hastaya önerilmektedir. Bu testi yaptırıp yaptırmamak tamamen ailenin kararıdır. İkili test ve diğer testlerde olduğu gibi amaç kromozomal anormalliklerden trizomi 21,18,13 hastalıkları açısından yüksek riskli hastaları belirlemek ve yine isterlerse tamamen kendi kararları doğrultunda hastalık yada anomali tespit edilen gebeliklerini sonlandırmaktır. Hastalıklı gebeliklerde  yasal olarak 24. gebelik haftasına kadar düşük yaptırılarak gebelik sonlandırılabilmektedir. Önemli olan hastanın Down sendromlu da olsa gebeliğin devamı hakkındaki kararıdır.
 
Modern bilgilerin ışığında İkili tarama testi Down sendromunu belirlemede en değerli testtir. Eğer bu testi yaptıramadıysanız veya süreyi kaçırdıysanız üçlü veya dörtlü tarama testini yaptırabilirsiniz.
 

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Kürtaj (küretaj) nasıl yapılır??

Dikkatli bir jinekolojik muayene sonrasında vajene spekulum yerleştirilerek rahim ağzı gözlenir duruma getirilir. Vajen antiseptik solüsyonlarla temizlenir. Rahim ağzı "teneculm" denilen alet ile tutularak rahmin düz bir konum alması sağlanır. Eğer lokal anestezi altında yapılacaksa rahim ağzına uyuşturucu iğne enjekte edilir. Takiben  karmen kanülü dediğimiz plastik yapıda steril kanüller rahim ağzından içeri sokularak  negatif basınçlı enjektör yardımıyla işlem gerçekleştirilir. Ortalama 5-15 dakika sürmektedir. Daha önce doğum yapmamış veya sezeryan olmuş hastalara genel anestezi önerilmektedir. Genel anestezi altında kürtaj işlemi anestezi uzman doktoru eşliğinde  damar yolundan uyuşturucu ilaç verilerek yapılır ve tüm işlemler hasta uyuduktan sonra başlar.  Hasta sadece damar yolu açılması sırasında duyduğu acı dışında ağrı hissetmez. İşlem bittikten sonra vajen tekrar antiseptik solüsyonla temizlenir. Lokal anestezi sonrasında hasta 15 dakikada, genel anestezi alan hastalar ise 30-40 dakika sonrasında evine gönderilir.
 
Tecrübeli kişiler tarafından uygulanıldığı takdirde, normal gebelik haftalarında yapılan kürtaj işlemi sırasında oluşabilecek riskler oldukça azdır.

29 Nisan 2014 Salı

Gebelik takip süreci....

Doğum öncesi bakımın temel amacı; sağlıklı bebek dünyaya getirmektir. Bu amaca ulaşırken göz önünde bulundurulması gerekenler arasında; gebelik yaşının erken ve doğru şekilde belirlenmesi, riskli hasta grubunu belirlemek, gebelik takibinde yaşanan problemleri belirlemek, araştırmak, eğer mümkünse en aza indirmek yada önlemek, anne ve fetüsun sağlık durumunu değerlendirmek ve eğitim ile iletişim bulunur. Gebelik takip sürecinde hastanın 28. gebelik haftasına kadar 4 hafta aralarla yani ayda bir muayene olması gerekirken, 28-36. gebelik haftaları arasında 2 haftada bir, 36. gebelik haftasından doğuma kadar haftalık muayene olması gerekir.
 
Her muayenede yada vizitte adım adım annenin ve bebeğin iyilik hali değerlendirilir.
 
Fetüs’te
• Kalp hızı
• Büyüklüğü yada gelişimi
• Amniotik sıvı
• Aktivite
• Gelen kısım ve pozisyonu( ileri gebelik haftalarında)
• Plasentanın yerleşimi
Anne ‘de
• Kan basıncı
• Kilo
• Semptomlar (bulantı-kusma, başağrısı, karın ağrısı, idrar yaparken yanma, kanama, vajinal akıntı...)
• Vajinal muayene (ileri gebelik haftalarında) değerlendirilir.
 
İlk visit:
İlk vizitte en önemli durum gebelik yaşının, haftasının belirlenmesidir. Normal yollarla gebe kalmış kadınlarda son adet tarihi gebelik yaşını belirleme de kullanılan zamandır. Tüp bebk tedavisi ile gebe kalma söz konusu ise embriyo transfer tarihi kullanılır. Eğer hasta son adet tarihini hatırlayamıyorsa ultrasonografi ile yapılan ölçüm ve haftaya göre hesaplama yapılır.
 
Planlı gebeliklerde ilk vizit gebeliğin 6-8. haftaları arasında gebelik testlerin pozitifleşmesinin ardından yapılır. Ultrasonografi ile fetal kalp atışları duyulduktan sonra hastaya bazı testler yapılması gerekir. Bunlar:
 
• Hemogram
• Kan grubu ve Rh tiplendirme
• 21 yaş ve üzerindeki kadınlarda smear
• Tiroid fonksiyon testleri
• Tam idrar tahlili ve idrar kültürü
• Açlık kan şekeri, ALT/AST, üre, kreatinin
• HIV, HCV, HbsAg değerleri
• TORCH grubu enfeksiyon markerları
• VDRL (sifiliz testi)
 
İkinci visit:
 
Gebeliğin 11-14. haftalarına gelindiğinde ikinci vizit yapılmalıdır. Birinci trimester tarama testi, "ikili tarama testi" veya halk arasında zeka testi olarak bilinen test için en uygun süreç gebeliğin 11-14 . haftaları ya da ultrasonografik olarak ölçülen baş-popo mesafesinin (CRL) 45-84 mm arasında olduğu dönemdir. Bu test ile bebeğin kromozomal hastalıklardan Down sendromu (trizomi 21) ve Edwards sendromu (trizomi 18) sahip olup olmadığı ile ilgili risk belirlenir. Bu sendroma sahip bebeklerin zeka geriliği ve bazı organ anomalileri olduğu için halk arasında zeka testi olarak bilinir, aslında zeka seviyesini ölçen bir test değildir.
 
İkili tarama testinde anne yaşı, kilosu, sigara içip içmediği, şeker hastalığı varlığı, daha önceki bebeklerinin durumu, tüp bebek olup olmadığı bilgisinin yanında ultrasonografik olarak belirlenmiş baş-popo mesafesi (CRL), gebelik yaşı ve biokimyasal olarak kanda bakılan serbest B-HCG ile PAPP-A değerlerinin kombine edilmesi formüle edilerek risk belirlenir. Sonuç düşük riskli veya yüksek riskli olarak belirlenir. Bizim için sınır değer 1/270'dir. Üzerindeki değerler (mesela 1/150, 1/50...) yüksek riskli kabul edilir.
 
Üçüncü vizit:  

Gebelik kontrollerinizin üçüncüsü 16-20. gebelik haftasında yapılır. Bu hafta arasında "üçlü test" veya "dörtlü tarama" testi yapılmaktadır. Anne kanından serum B-HCG, AFP (alfafetoprotein), uE3 (unkonjuge estriol) değerleri ile ultrasonografik  olarak ölçülen bebeğin BPD(biparyetal çap) ölçümü ve gebelik haftası, anne yaşı ve diğer durumlar göz önüne alınarak ikili tarama testinde olduğu gibi risk belirlenir. Dörtlü tarama testinde ise anne kanında yukarıda bahsedilen üç maddeye  dördüncü olarak inhibin A denilen bir madde de eklenir. Bu sayede test dört parametre nedeniyle dörtlü test olarak isimlendirilmiştir.
 
Üçlü veya Dörtlü tarama testleri ile ikili tarama testinde olduğu gibi Trizomi 21 ve Trizomi 18 gibi kromozomal hastalıklar açısından tarama yapılır. Bu testlerin ayrıcalığı, Nöral Tüp Defektleri (NTD) olarak bilinen bebeğin beyin, omurilik ve sinir sistemi ile ilgili anormallikleri ile ilgili taramada yapmasıdır. Halk arasında bebeğin sırtında açıklık şeklinde bilinen nöral tüp defektlerinde  serum AFP seviyelerinin yüksekliği dikkat çekicidir.
 
 
Dördüncü visit:
 
Gebeliğin 22-24. gebelik haftasında 4. muayene zamanınız gelmiştir. Bu haftalar arasında yaptıracağınız test ayrıntılı ultrasondur. Organ taraması olarakta bilinen bu inceleme bebeğinizin durumu hakkında ikili, üçlü veya dörtlü testler kadar önemli bilgiler verir. Ayrıntılı ultrasonografi ile bebeğin tüm organ sistemleri ile el, ayak, yüz, kafa gibi fiziksel yapılarda herhangi bir anomali yada kusur olup olmadığı araştırılır. Bazı durumlarda ultrasonografi ile anomali tespit edilemeyeceği gibi organların çalışma durumu ile ilgilide çok fazla bilgi sahibi olunamaz.  
 
Tüm gebeliklerin takibinde gebeliğin 18-24 haftaları arasında ayrıntılı ultrasonografi yaptırması önerilir. En ideal zaman 22-24 haftalar arasındır. Bebeğin ya da gebeliğin gidişatında yüksek risk tespit edilmesi durumunda bir üst merkez de inceleme istenir.
 
Kliniğimizde son teknoloji, 4D (4 boyutlu) özelliği de olan ultrasonografi kullanılmakta olup hastalara tüm ultrason incelemesi CD kaydı şeklinde verilmektedir.
 
Beşinci vizit:
 
24-28. gebelik haftası aralığındaysanız sıradaki testiniz "şeker yükleme testi". Diabet yada Şeker hastalığı gebelikte en sık görülen tıbbi komplikasyondur. Şeker hastalığı ile komplike olmuş gebeliklerin dikkatli şekilde takip edilmesi gerekmektedir. Kan şekeri yüksek olan kontrolsüz gebeliklerde bebeğin anne karnında ölümüne varan ciddi durumlar söz konusu olabilmektedir. Şeker hastalığı tanısı geblik öncesi konulmuş ise buna Pregestasyonel Diabet denilirken, ilk kez gebelik sırasında ortaya çıkmış ise bunada Gestasyonel Diabet denilmektedir. Ülkemizde birçok kadın doktora gebelik ile başvurması nedeniyle gebelikte yapılan diabet taraması ile tanı koymak yada önlemek için en güzel fırsatı sunar.
 
Kan uyuşmazlığı olan gebeler gebeliklerinin 28. haftasında kan uyuşmazlığı ile ilgili test (indirekt coombs) sonucu negatif ise kan uyuşmazlığı iğnesini yaptırabilirler.
 
 
Altıncı visit:
 
28. gebelik haftasından sonra  takipleriniz 2 hf ara ile olacaktır. Bundan sonraki takiplerinizde gebelikte mutlaka yapılması gereken ayrıcalıklı bir test yoktur. Rutin kontrollerinizde bebeğin gelişimi, annenin ve bebeğin iyilik hali değerlendirilecek, annenin kilo alımı ve tansiyon takipleri yapılacaktır.
 
Özellikle gebeliğin tansiyon hastalığı olarak geçen  Preeklampsi ve Eklampsi gibi hastalıklar açısından tetikte olmak gerekir. 32. gebelik haftasında kan değerlerinizin ve idrar tahlilinizin hiçbir şikayetiniz olmasa da kontrol edilmesi gerekir. 34. gebelik haftasından önce erken doğum riskiniz varsa bebeğin akciğer gelişimini sağlayan ilaçların (betametazon) verilmesi gerekir.
 
Yüksek riskli gebeliği olmayan hastalar 36. haftalarından itibaren haftalık takibe alınırlar. Normal doğum planlayan gebeler 41. gebelik haftasına kadar takip edilebilirler. Takipte annenin kilosu, tansiyonu ölçülür. Fetüs ultrasonografi ile değerlendirilir; gelişimi, gelen kısım, amnion sıvısı, plasentanın yeri belirlenir. Anne doğum ağrıları ve doğum belirtileri hakkında bilgilendirilir. Biofizik skorlama ile bebeğin iyilik hali değerlendirilir. NST biofizik skorlamanın içinde yapılması gereken bebek kalp atımları ile rahim içi basınçı gösteren en az 15 dakika boyunca sürdürülmesi gereken bir testtir.  Gerekli görüldüğü takdirde 20. gebelik haftasından itibaren yapılabilir.
 
Anne adayları; suyunuz gelir, kanamanız olur, bebek hareketlerini hissetmiyorsanız, 5 dakikada bir düzenli gelen kasılmalarınız varsa mutlaka doktorunuzu arayın durumunuz hakkında bilgilendirin. Bebeğinizi kucağınıza almaya artık çok az kaldı...
 
 
 
 
 

22 Nisan 2014 Salı

Anne Sütü ve Emzirme

 
 
Anne sütü yeni doğan bebekler için en mükemmel besindir. Birçok çalışma, anne sütünün inek sütü gibi diğer canlıların sütüne karşı çok önemli üstünlükleri olduğunu göstermiştir. Her canlı da olduğu gibi doğumdan hemen sonra doğum şekline bakılmadan (normal doğum-sezaryen) emzirmek gerekir. Çünkü doğum sürecinde bebek çok yorulur ve acıkmıştır.
 
Anne sütünün özellikleri nelerdir?
 
Anne sütü her bebek için en iyi, en doğal ve en taze besindir.
• Her zaman temiz ve mikropsuzdur
• Daima hazır ve bedava. Özel harcama gerektirmez.
• Tamamıyla ve kolaylıkla sindirilir.
• İshal, karın ağrısı ve kabızlık daha az görülür.
• Bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlara karşı koruyucudur.
• Bebeklerin daha zeki olmasını sağlar.
• Bebeğin su ihtiyacını tam karşılar, ayrıca su verilmesine gerek yoktur.
• Doğumdan sonra gelen ağız sütü, bebeği hastalıklardan korur.
• Bebekle anne arasında özel sevgi bağı kurulmasını sağlar.
Emzirme, annenin sağlığını korur, meme ve rahim kanseri olma riskini azaltır.
 
 
Dünya sağlık örgütü ve UNİCEF anne sütü ile beslenmenin doğumdan hemen sonra başlanmasını, ilk altı ay sadece anne sütü verilmesini ve emzirmenin altı aydan sonra uygun besin takviyeleriyle iki yaş ve üzerine kadar devam etmesini öneriyor. Bebekler her ağladığında emzirilmelidir. Yapay meme veya emzik verilmemelidir. Yenidoğan bebekler genellikle günde 8-10 öğün emmek isterler. Bebeğin emme sıklığı daha sonra giderek azalır.

18 Nisan 2014 Cuma

SMEAR TESTİNİZİ YAPTIRDINIZ MI???



Amerika’da rahimağzı kanseri meydana gelmiş hasta sayısının rahimağzı tarama programı ile son 30 yılda %50’den daha fazla azaldığı tespit edilmiş. Rahimağzı kanseri tespit edilmiş hastaların çoğunluğunda ya daha önce hiç smear testi yapmadığı ya da yetersiz tarandığı gözlenmiş. Rahimağzı kanser tanısı almış hastaların yaklaşık %60’ının yetersiz tarama yaptırdığı yani smear testini düzenli yaptırmadığı belirlenmiş.

Siz de rahimağzında meydana gelen hücresel değişikliklerin erken dönemde tespit edilmesini sağlayan smear testinizi yaptırmadıysanız hemen yaptırın...